14 Temmuz 2009 Salı

bekliyorum


engelini kaldırdım ya geçen gün.
konuştuk uzun uzun kapanmayan yaralarımı deştik, üzerime yaptığın hovardalıkların...
mutluydum, aylar sonra iki kelam edebilmek ve gözlerine yeniden bakabilmenin hayali ile aldım nefesimi.
değiştim diyordun heyecanla, bak nasıl da değiştim!

aşikar ki değişmemiştin güzelim, yine sendin. yine sen ve anlamazdan gelişlerin.

buluşalım dedim hoyratça,çıktığın hatunu zerre kadar umursamadım, içimdeki kaltak dönmüştü yine,intikam yeminlerimi bir çırpıda çiğnedim...

gözlerim doldu, ilk günkü gibi titredim terledim soğuk soğuk,
sanki ben değildim bir gün önce başka bir adamın günahına giren.
yine sana aittim son zerreme kadar senindim alacak olsan.

tamam dedin,

tamam yarın buluşsak.

o geceyi nasıl geçirdim bilinmez.

sabah erkenden kalkıp hazırlanmak otobüse binmek ve metronun merdivenlerinden inişini izlemek...

sanki,

sanki hiç sövmemiştik birbirimize, anamı ağlatmamıştın giderken ve ben arkandan o küfürleri hiç savurmamıştım.

baktım gözlerine hiç değişmemiştin, yine sendin. yine sen ve anlamazdan gelişlerin.

bir kaç saat tutabildim kendimi en melek tavrımı takındım ve yaşlı gözlerle haykırdım son umudumla;

"lanet olsun ben seni unutamamışım."

bir ton söz geveledin, ama işime gelenleri duydum ben.

bi tarafının yine beni istediğinden emindim. zafermiydi kafanı karıştırmak? sadakatini sarsmak o günahsız hatuna.

ama ama...

sen zaten benim olmalıydın nasılsa onu da üzecektin.
ben alışkındım çekerdim seni, beklerdim bitmeyen gidişlerini. bu acaip tavırlarını sevmemiş miydim?
bekle dedin bana

bekle karar vermeliyim...

2 Temmuz 2009 Perşembe

ankara

anasını sattığımın şehri,
ben çocukken (böyle başlayan cümleleri gördün mü kaçıcaksın esasında) güzeldi. sıcağı bile ayrı güzeldi.
artık bana sıcak varoşları, cehaleti bir ton politik olay ve sonuçlar silsilesini hatırlatıyor.
insan arasına karışmak istemez oldum. banliyö diye tabir edebileceğimiz güzide semtimde evden, mahalle bakkalı tavrındaki süper marketime, ordan evime gidip geleyim şehir merkezine işim düşmesin diye dua eder oldum.
tek eylencem bahçede mangal eşilğinde biranın gözüne vurmak.
kış gelsin
ben de salak mıyım ne?
kışın insanlar paltolarıyla montlarıyla örtündükçe çirkinlikler, kötülükler de örtülmüşcesine içim daha rahat.
daha huzurlu oluyorum....
kızılay'da sokağa tükürmesinler. metroda ter kokmasınlar ya da, dostun önünü emolardan temizleyin.
çok hüzünlendim lan.
cidden.

...






lanet olsun
sanırım hem yeterli ölçüde kendini geliştirebilmiş, hem fiziksel olarak maymun iştahımı tatmin edebilecek, hem de bütün bu "üstün" niteliklerinden sonra bana aşık olabilecek (ki bu şartlarda ben de olurum herhalde) bir adam yok.
yani ben bulamadım en azından.
zeki olsun dedim, aristokrat denebilecek, iyi okumuş , bazen bohem bazen aktivist tipleri seçtim uzun sayılabilecek bir süre ama (bütün genellemeler yanlış olsa da) çoğunun zekası orospu çocukluğuna vurmuştu,
kaslı olsun dedim, sporcu üçgen filan ha. tamam seks tatmin edici ama sığ sularda yüzmek nereye kadar,
son çare, beni sevdiğini idda edenleri denedim. hani yani ... köpeğim olsalar da içimdeki kaltak yetinmeyi hiç bir zaman bilmedi...
bu ikili ilişkiler sorunsalına bir çözüm olduğunu sanmamakla beraber, deneme yanılma yöntemini uygun görüyorum. artık nereye, ne zamana, kime kadar? meçhul.

18 Haziran 2009 Perşembe

doritos


adriana lima'ya gıcık oluyorum. haset olabilir, doritos da bu reklam kampanyasıyla anca erkekleri kandırır. -ki bence cipis denen şeyin hedef kitlesi de kesinlikle kadınlar- neysem, hergün spor salonuna gitmek için sarf etmek durumunda olduğum yol üstünde ne kadar büfe varsa koymuşlar adriana'yı karşıma. hay doritos dedim, şimdiye kadar üçgen vücutlu erkekleri tasvir etmek için kullandığım, alaturka domates ve hot corn çeşitlerini severek yediğim doritos, neden yaptın bunu,
adriana doritos mu yiyo?
ya da ey yurdum çok uluslu şirketleri, ne zaman vazgeçiceksiniz erotik çağrışımlı ergen bünyelere hitab eden reklamlardan.
bi kere çok itici "ayahggkabilariim" , gkhoppeiiim" oldu mu şimdi kıroymuş ya bizim adri.
hayata baharat kat* sıpays görls filan da olmaz zaten ondan o sesle=P
güzel mi evart.
ama gıcık.