
engelini kaldırdım ya geçen gün.
konuştuk uzun uzun kapanmayan yaralarımı deştik, üzerime yaptığın hovardalıkların... mutluydum, aylar sonra iki kelam edebilmek ve gözlerine yeniden bakabilmenin hayali ile aldım nefesimi.
değiştim diyordun heyecanla, bak nasıl da değiştim!
aşikar ki değişmemiştin güzelim, yine sendin. yine sen ve anlamazdan gelişlerin.
buluşalım dedim hoyratça,çıktığın hatunu zerre kadar umursamadım, içimdeki kaltak dönmüştü yine,intikam yeminlerimi bir çırpıda çiğnedim...
gözlerim doldu, ilk günkü gibi titredim terledim soğuk soğuk, sanki ben değildim bir gün önce başka bir adamın günahına giren.
yine sana aittim son zerreme kadar senindim alacak olsan.
tamam dedin,
tamam yarın buluşsak.
o geceyi nasıl geçirdim bilinmez.
sabah erkenden kalkıp hazırlanmak otobüse binmek ve metronun merdivenlerinden inişini izlemek...
sanki,
sanki hiç sövmemiştik birbirimize, anamı ağlatmamıştın giderken ve ben arkandan o küfürleri hiç savurmamıştım.
baktım gözlerine hiç değişmemiştin, yine sendin. yine sen ve anlamazdan gelişlerin.
bir kaç saat tutabildim kendimi en melek tavrımı takındım ve yaşlı gözlerle haykırdım son umudumla;
"lanet olsun ben seni unutamamışım."
bir ton söz geveledin, ama işime gelenleri duydum ben.
bi tarafının yine beni istediğinden emindim. zafermiydi kafanı karıştırmak? sadakatini sarsmak o günahsız hatuna.
ama ama...
sen zaten benim olmalıydın nasılsa onu da üzecektin. ben alışkındım çekerdim seni, beklerdim bitmeyen gidişlerini. bu acaip tavırlarını sevmemiş miydim?
bekle dedin bana
bekle karar vermeliyim...

